alaycı

s. ve is.
1. 好开玩笑的, 好取笑人的, 说话刻薄的, 喜欢嘲笑(讽刺、挖苦)人的: Sizin kadar alaycı bir insan görmedim. 我没见过像您这样好取笑人的人。
2. 开玩笑的, 取笑人的, 嘲笑人的, 嘲弄人的, 讽刺挖苦人的 \alaycı bir bakış 嘲笑的一瞥
◇ \alaycı \alaycı 嘲笑地, 讥笑地, 嘲弄的, 含讥笑意味地, 戏弄人地: Ona alay alay baktı. 她含讥笑意味地朝他看了看。\alaycı bir tonla 以嘲笑(讥讽)的腔调

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • alaycı — sf. 1) Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi 2) Alay eden, küçümseyen (tutum) Sonra laubali ve alaycı bir tavırla cevap verdi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dalkavukça — sf. 1) Dalkavuk gibi Zeki savcı yardımcısı, Selman ın sözlerindeki bu alaycı tonda, daha çok başasistanı memnun etmek isteyen dalkavukça bir gayret sezinlemişti. H. Taner 2) zf. Dalkavuğa yakışır biçimde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eda — 1. is., Ar. edāˀ 1) Davranış, tavır Alaycı bir eda ile soruyorum. R. H. Karay 2) Naz, işve Giyimi kuşamı tepeden tırnağa Paris modası ya, nazı edası hiç aşağı kalmıyor ki! A. İlhan 3) Anlatış biçimi, tarzı Sonra birdenbire sözlerinin konferans… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esrarlı — 1. sf. Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz Aldırmadı, aynı esrarlı ve bir parça alaycı inatla devam etti. R. N. Güntekin 2. is. İçinde esrar bulunan Esrarlı sigara …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gır gırcı — is. Boş laf etmeyi seven, alaycı, komik kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müstehzi — sf., Ar. mustehzī Alaycı Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu. Ç. Altan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nesne — is. 1) Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus 2) dbl. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç Ali… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sarakacı — sf. Alaycı, müstehzi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • süzgün göz — is. Süzgün veya ölgün bakışlarla bakan göz Süzgün gözleri bugünkü gibi alaycı, çenesi daha sivriydi. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üstü kapalı — sf. Açık ve kesin olmayan Onu yumuşatacağına, daha fazla alaycı yaptı; oldukça üstü kapalı bir sesle... H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müstehzi — (A.) [ یﺰﻬﺘﺴﻡ ] alaycı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.